Eğitim

PISA 2025 sonuçları: Türkiye fen ve okumada OECD ortalamasını aştı

MEB’in yayımladığı verilere göre Türkiye, PISA 2025 sonuçlarında fen bilimleri, okuma becerileri ve matematikte önceki uygulamaya kıyasla puanını ve sıralamasını yükseltti. Fen ve okumada OECD ortalamasının üzerine çıkan Türkiye, matematikte ise ortalamaya çok yaklaştı; bulguların eğitim politikalarına aktarılmasında okul ve öğrenci düzeyindeki dağılım belirleyici olacak.

✍︎ Teyit Haber Editörlüğü Editör: Miraç Eroğlu Kaynak: MEB Haberler
Canlı Şu anda 114 kişi okuyor
PISA 2025 sonuçları: Türkiye fen ve okumada OECD ortalamasını aştı

PISA 2025 sonuçları, Türkiye’nin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında hem puanını hem de uluslararası sıralamadaki konumunu geliştirdiğini gösteriyor. Millî Eğitim Bakanlığının duyurduğu OECD verilerine göre Türkiye, fen bilimleri ile okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıktı; matematikte ise OECD ortalamasını yakalayan bir düzeye ulaştı. Sonuçlar, genel performansta güçlü bir ilerlemeye işaret ederken bu kazanımın öğrenciler, okullar ve bölgeler arasında nasıl dağıldığı sorusunu da eğitim gündeminin merkezine taşıyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatının örgün eğitime devam eden 15 yaş grubundaki öğrenciler için yürüttüğü araştırmaya 91 ülke katıldı. Türkiye’de bilgisayar tabanlı nihai uygulama, 14 Nisan-16 Mayıs 2025 döneminde 12 bölgedeki 56 ilde, 203 okuldan 7 bin 702 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. Kamuoyuna biri Bakanlığın Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü, diğeri OECD tarafından hazırlanan iki rapor sunuldu.

PISA 2025 sonuçları Türkiye için ne söylüyor?

En açık bulgu, Türkiye’nin üç temel alanda da PISA 2022’ye göre daha yüksek puana ulaşması. Fen bilimlerinde Türkiye ortalaması 494 oldu; OECD ortalaması 482, bütün ülkelerin ortalaması 443 olarak açıklandı. Okuma becerilerinde Türkiye 472 puanla 461 olan OECD ve 420 olan tüm ülkeler ortalamasının üzerinde yer aldı. Matematikte Türkiye’nin 462 puanı, 463 olan OECD ortalamasının hemen altında, 429 olan tüm ülkeler ortalamasının ise üzerinde gerçekleşti.

Sıralamalar da aynı yönü gösteriyor. Türkiye, bütün katılımcılar arasında fen bilimlerinde 34. sıradan 19. sıraya, okumada 36. sıradan 18. sıraya, matematikte 39. sıradan 28. sıraya çıktı. Buna göre ilerleme sırasıyla 15, 18 ve 11 basamak oldu. OECD üyeleri içindeki konum ise fen bilimlerinde 29. sıradan 14. sıraya, okumada 30. sıradan 13. sıraya ve matematikte 32. sıradan 23. sıraya yükseldi.

Uzun vadeli yükseliş nasıl okunmalı?

Katılımcı ülke sayısı zaman içinde değiştiği için yalnızca sıra numaralarını yan yana koymak yanıltıcı olabilir. Kaynak rapor bu nedenle uzun dönemli değerlendirmede göreli sıralamayı, yani yüzdelik dilimdeki konumu kullanıyor. Türkiye’nin ilk kez katıldığı 2003 ile 2025 karşılaştırıldığında fen bilimlerindeki puan 434’ten 494’e, okuma becerilerindeki puan 441’den 472’ye, matematikteki puan 423’ten 462’ye yükseldi.

Aynı dönemde Türkiye fen bilimlerinde 35. sıradan 19. sıraya, okumada 33. sıradan 18. sıraya, matematikte 34. sıradan 28. sıraya ilerledi. Bakanlığın aktardığı hesaplamaya göre göreli konumdaki iyileşme fen bilimlerinde yüzde 64, okumada yüzde 60, matematikte yüzde 52 oldu. Ayrıca Türkiye, son 10 yılda üç alanın tamamında performansını sürekli artıran tek OECD üyesi ülke olarak gösterildi.

Bu tabloyu önemli kılan yalnızca Türkiye’nin puan kazanması değil. Kaynağa göre OECD ülkelerinin uzun dönem ortalamaları gerilerken Türkiye’nin ortalamaları yükseldi. Dolayısıyla sonuç, küresel eğilimdeki düşüşten daha az etkilenmekten öte, üç alanda da ters yönde hareket edildiğini ortaya koyuyor.

Fen bilimleri neden öne çıkıyor?

PISA’nın her döngüsünde alanlardan biri daha ayrıntılı inceleniyor ve 2025 uygulamasının ağırlıklı alanı fen bilimleri oldu. Türkiye’nin fen puanı 2022’ye göre 18, 2018’e göre 26 puan arttı. OECD ile arasındaki farkın kendi lehine 12 puan değişmesi ve 494 puanla OECD ortalamasının üzerine çıkılması, bu alandaki gelişmeyi sonuçların en dikkat çekici başlığı hâline getiriyor.

Okuma becerilerinde de benzer bir yön değişimi var. Türkiye, 2018’de OECD ortalamasının 21 puan gerisindeyken 2025’te 11 puan önüne geçti. Türkiye ile bütün ülkeler ortalaması arasındaki fark da aynı karşılaştırmada 13 puandan 52 puana yükseldi. Matematikte 9 puanlık son dönem artışı görülürken Türkiye, OECD ortalamasının yalnızca 1 puan altında kaldı.

Bu gelişme öğrencileri ve okulları nasıl etkiler?

Sonuçların pratik değeri, bir sıralama kutlamasından çok öğretim kararlarına sağlayacağı kanıtta yatıyor. Fen ve okumadaki yükseliş, bu alanlarda kullanılan öğretim yaklaşımı, ölçme araçları ve öğrenci desteklerinin hangi unsurlarının işe yaradığının incelenmesi için güçlü bir başlangıç sunuyor. Matematikte ortalamaya yaklaşılması ise ilerlemenin sürdüğünü, ancak temel kavramları gündelik problemlere aktarma ve akıl yürütme becerilerinin ayrıca izlenmesi gerektiğini düşündürüyor.

Öte yandan ülke ortalaması, her öğrencinin aynı kazanımı elde ettiği anlamına gelmez. Okul yöneticileri ve öğretmenler açısından asıl soru; güçlenen alanların hangi öğrenci gruplarında kalıcı olduğu, hangi becerilerde desteğe ihtiyaç bulunduğu ve başarılı uygulamaların farklı okul koşullarına nasıl uyarlanacağıdır. Veliler için de sonuçları tek tek öğrencilerin notu ya da belirli bir okulun başarı belgesi gibi okumamak gerekir. PISA, eğitim sisteminin belirli yaş grubundaki öğrencilerinin bilgi ve becerilerini kullanma kapasitesine ilişkin geniş ölçekli bir görünüm sağlar.

Kaynakta, Türkiye’nin hem asgari performans düzeyine ulaşan hem de üst düzey performans gösteren öğrenci oranını artıran iki OECD ülkesinden biri olduğu belirtiliyor. Fen bilimlerinde üst düzey performans gösterenlerin oranı 2022’de yüzde 4,0 iken 2025’te yüzde 7,4’e çıktı ve yüzde 7,2 olan OECD ortalamasını ilk kez geçti. Bu bulgu, ortalamadaki yükselişin yalnızca tek bir performans grubuyla sınırlı olmadığını düşündürse de eğitim politikası bakımından okul, bölge ve öğrenci koşullarına göre ayrıntılı çözümleme hâlâ gerekli.

Sonuçlar değerlendirilirken hangi sınırlar gözetilmeli?

Puan ile sıra aynı şeyi anlatmaz. Puan, öğrencilerin ölçülen becerilerdeki performansını; sıra ise diğer katılımcılara göre konumu gösterir. Katılımcı ülke sayısının 81’den 91’e çıkması da sıralama değişimlerini yorumlarken dikkate alınmalı. Bu nedenle Bakanlığın hem puanları hem göreli konumu birlikte sunması, uzun dönem karşılaştırmasını daha anlamlı kılıyor.

Ayrıca PISA okul müfredatındaki her konuyu ölçen bir sınav değil; öğrencilerin öğrendiklerini farklı durumlarda kullanabilmesine odaklanan karşılaştırmalı bir araştırma. Sonuçların sınıf içindeki gerçek karşılığını görmek için ülke ortalamasının yanında yeterlik düzeyleri, öğrenci özellikleri ve okul koşulları gibi alt göstergelerin de incelenmesi gerekir. Böyle bir okuma, güçlü alanları korurken geride kalan öğrencilere yönelik desteğin daha isabetli kurulmasını sağlar.

Adım Adım Ne Yapmalı?

  • Raporları birlikte okuyun: Bakanlığın ülke raporunu OECD raporuyla karşılaştırın; puan, sıralama ve yeterlik düzeyi kavramlarını birbirinden ayırın.
  • Tek bir göstergeye odaklanmayın: Fen, okuma ve matematik sonuçlarını hem önceki uygulamayla hem de OECD ve tüm ülkeler ortalamalarıyla değerlendirin.
  • Okul verisini inceleyin: Yöneticiler ve öğretmenler, ulusal sonucu doğrudan kendi okullarına mal etmek yerine öğrencilerin beceri alanlarındaki ihtiyaçlarını yerel ölçümlerle belirlesin.
  • Güçlü uygulamaları tanımlayın: Fen ve okumadaki gelişmeye katkı veren öğretim yöntemleri belirlenerek matematik dâhil diğer derslere uygun biçimde aktarılsın.
  • Öğrenciyi sıralamaya indirgemeyin: Veliler, PISA bulgularını bireysel karne olarak değil, eğitim sisteminin güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini gösteren bir araç olarak ele alsın.
Bu haberin kaynağı: MEB Haberler — https://www.meb.gov.tr/pisa-2025-sonuclarina-gore-turkiye-her-alanda-quoten-fazla-yukselen-ulkequot-oldu/haber/41822/tr
Teyit Haber, kaynağı doğrulanamayan haberi yayınlamaz. Hata görürseniz düzeltme politikamız üzerinden bildirin.

Etiketler: PISA 2025 Türkiye eğitim OECD fen bilimleri okuma becerileri matematik

İlgili haberlerTümü →

Sonraki Haber UYUMA uygulaması vatandaşlara tanıtıldı: Duyurunun kapsamı ve kullanıcılar için anlamı
Destek