Kültür Sanat

Pompeiopolis mozaiği gün ışığına çıkarıldı: Bazilikada yaklaşık 105 metrekarelik alan açıldı

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti’nde, M.S. 4. yüzyıla tarihlenen yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaiği ortaya çıkarıldı. Bazilikanın orta nefindeki döşemenin tamamı henüz açılmazken, M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir Eros başı da yapının farklı kullanım evrelerine ilişkin yeni veriler sundu.

✍︎ Teyit Haber Editörlüğü Editör: Miraç Eroğlu Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı
Canlı Şu anda 223 kişi okuyor
Pompeiopolis mozaiği gün ışığına çıkarıldı: Bazilikada yaklaşık 105 metrekarelik alan açıldı

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti’nde sürdürülen 2026 yılı kazılarında, bazilikanın orta nefinde yaklaşık 105 metrekarelik, iyi korunmuş bir zemin döşemesi açığa çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un duyurduğu Pompeiopolis mozaiği, M.S. 4. yüzyıla tarihleniyor ve farklı geometrik kompozisyonlardan oluşuyor. Kazı, belgeleme ve konservasyon çalışmalarıyla ortaya çıkarılan döşemenin tamamına henüz ulaşılamadı. Aynı çalışma döneminde bulunan Eros başı ise bazilikanın ilk inşa evresiyle ilişkilendirilen M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına ait izleri güçlendiriyor. Bu buluntular, yapının Roma İmparatorluk Dönemi’nden Geç Antik Çağ’a uzanan mimari, kültürel ve dini dönüşümünü birlikte değerlendirebilmek açısından önem taşıyor.

Pompeiopolis mozaiği bazilikanın hangi evresine ait?

Bazilikanın orta nefinde ortaya çıkarılan zemin mozaikleri, M.S. 4. yüzyıla tarihleniyor. Geometrik desenlerden meydana gelen döşemenin mevcut durumda gün ışığına çıkarılan kısmı yaklaşık 105 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Bakanlığın verdiği bilgiye göre mozaikler oldukça iyi korunmuş durumda. Bununla birlikte kazı ekibi orta nefteki döşemenin sınırlarına henüz bütünüyle ulaşmış değil.

Bu ayrıntı, açıklanan alanın tamamlanmış bir kazı sonucunu değil, devam eden araştırmanın mevcut aşamasını gösterdiğini ortaya koyuyor. Mozaik döşemesinin devamına ulaşılması, bezeme düzeninin yapının bütünü içindeki yerini daha açık biçimde göstermeye yardımcı olabilir. Kompozisyonun ne ölçüde sürdüğü ve mekânın hangi bölümlerini kapladığı, ilerleyen kazıların yanı sıra belgeleme çalışmalarıyla daha belirgin hâle gelecek.

Ortaya çıkarılan alan için konservasyon uygulamalarının tamamlanmış olması da kazının yalnızca buluntuya ulaşmayı amaçlamadığını gösteriyor. Arkeolojik zemin döşemeleri açığa çıkarıldıkları anda çevresel koşullara karşı hassas hâle gelebildiğinden, mevcut durumun kayıt altına alınması ve korunması araştırma sürecinin ayrılmaz bir parçası. Pompeiopolis’teki uygulama, keşif ile korumanın eş zamanlı yürütüldüğüne işaret ediyor.

Bazilika Roma döneminden Geç Antik Çağ’a nasıl dönüştü?

Pompeiopolis, Paphlagonia Bölgesi’nin Roma İmparatorluk Dönemi’ndeki önemli merkezleri arasında ve eyalet başkenti olarak tanımlanıyor. Antik kentteki bazilika kazılarına ilk kez 2025 yılında başlandı; çalışmalar 2026 yılında da sürdürüldü. Yapının mimarisi, tabakalanmaya ilişkin veriler ve kazılarda ele geçen buluntular birlikte incelendiğinde, ilk inşa evresinin M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına ait olduğu değerlendiriliyor. Bakanlığın açıklamasında bu başlangıç yaklaşık M.S. 150-160 yıllarıyla ilişkilendiriliyor.

Buna karşılık orta nefte bulunan mozaiklerin M.S. 4. yüzyıla tarihlenmesi, yapının tek bir dönemde inşa edilip değişmeden kullanılan bir mekân olmadığını ortaya koyuyor. Bulgular, bazilikanın sonraki dönemlerde hem mimari açıdan hem de işlev bakımından dönüşüm geçirdiğine işaret ediyor. Dolayısıyla mozaikler yalnızca süsleme unsuru olarak değil, yapıdaki değişimin zamansal izlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Kentin M.S. 5. yüzyılda piskoposluk merkezi niteliği kazanması da bu dönüşümün dini ve idari boyutunu görünür kılıyor. Bazilikadaki mimari düzenlemeler, bezemeler ve zemin döşemeleri, Pompeiopolis’in Hristiyanlaşma süreciyle ve piskoposluk merkezi olarak öne çıktığı evreyle bağlantılı veriler sunuyor. Yapı bu yönüyle, kentin farklı dönemlerde değişen ihtiyaçlarının ve kimliğinin aynı mekânda nasıl katmanlaştığını gösteren bir arkeolojik kayıt niteliği taşıyor.

Eros başı kentin erken evresi hakkında ne anlatıyor?

2026 yılı kazılarında bazilikanın Pastoforion bölümünde ortaya çıkarılan Eros başı, M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihleniyor. Buluntunun tarihi, bazilikanın ilk inşa evresi için önerilen dönemle örtüşüyor. Bu yakınlık, eserin yalnız başına değerlendirilmesi yerine yapının erken mimari evresi ve Pompeiopolis’in Roma İmparatorluk Dönemi’ndeki kültürel ortamıyla birlikte ele alınmasını mümkün kılıyor.

Eros başı ile daha geç döneme ait zemin mozaiklerinin aynı yapı bağlamında bulunması, Pompeiopolis’teki sürekliliğin düz bir çizgi izlemediğini gösteriyor. Bir yanda Roma döneminin sanatsal dünyasına ait bir buluntu, diğer yanda Geç Antik Çağ’daki dini ve mimari değişimle bağlantılı döşemeler bulunuyor. Bu iki buluntu grubu, bazilikanın kullanım öyküsünü farklı zaman dilimleri üzerinden okumaya yardımcı oluyor.

Kazı ekibinin mimari verileri, tabakaları ve taşınabilir buluntuları birlikte incelemesi bu nedenle belirleyici. Tek bir eser estetik veya ikonografik değer taşıyabilir; ancak bulunduğu bölüm, çevresindeki mimari ve ilişkili tabakalar kaydedildiğinde tarihsel anlatının parçasına dönüşür. Eros başının sağladığı katkı da Pompeiopolis’in sanatsal ve kültürel ortamına ilişkin yeni bir veri sunmasının yanında, bazilikanın erken evresini anlamaya yardımcı olmasından kaynaklanıyor.

Keşfin pratik sonucu: Koruma, araştırma ve ziyaretçi beklentisi

Pompeiopolis’teki gelişmenin en önemli sonucu, bazilikanın farklı kullanım evrelerinin artık daha geniş bir buluntu grubu üzerinden incelenebilmesi. Mimari plan, Eros başı, Geç Antik Çağ unsurları ve geometrik mozaikler bir araya geldiğinde, kentin yalnızca belirli bir dönemine değil, geçirdiği dönüşüme odaklanan daha bütüncül bir değerlendirme yapılabiliyor.

Okur ve potansiyel ziyaretçi açısından ise açıklamadaki en kritik ayrıntı, çalışmaların henüz tamamlanmamış olması. Mozaik alanının açığa çıkarılmış bulunması, döşemenin bütününün görülebilir veya ziyaret düzenine alınmış olduğu anlamına gelmiyor. Kazının sürmesi, alanın bilimsel çalışma ve koruma ihtiyaçlarının öncelikli olmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu nedenle keşfi hemen tamamlanmış bir sergileme projesi gibi değerlendirmek yerine, devam eden bir arkeolojik araştırmanın aşaması olarak okumak gerekiyor.

Konservasyonun kazıyla birlikte yürütülmesi, uzun vadeli koruma açısından belirleyici. Mozaiklerin tamamının belgelenmesi, yapının planının anlaşılması ve farklı kullanım evrelerinin ayrıştırılması, ileride üretilecek bilimsel değerlendirmelerin güvenilirliğini doğrudan etkileyebilir. Bakanlık Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekipleri ile kazı heyetinin çalışmaları, Pompeiopolis’in kentsel ve dini tarihinin yalnızca yeni eserler üzerinden değil, bu eserlerin birbirleriyle kurduğu bağ üzerinden açıklanmasına zemin hazırlıyor.

Sık Sorulan Sorular

Pompeiopolis mozaiği nerede bulundu?

Mozaik döşemeleri, Kastamonu’nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti’nde yer alan bazilikanın orta nefinde bulundu.

Mozaiklerin tamamı ortaya çıkarıldı mı?

Hayır. Mevcut durumda yaklaşık 105 metrekarelik alan açığa çıkarıldı ve bu bölümde konservasyon uygulamaları gerçekleştirildi. Orta nefteki döşemenin tamamına henüz ulaşılmadığı için kazılar devam ediyor.

Bazilika ve buluntular hangi dönemlere tarihleniyor?

Bazilikanın ilk inşa evresi M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısıyla, zemin mozaikleri ise M.S. 4. yüzyılla ilişkilendiriliyor. Pastoforion bölümünde bulunan Eros başı da M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihleniyor.

Bu haberin kaynağı: Kültür ve Turizm Bakanlığı — https://www.ktb.gov.tr/TR-474113/pompeiopoliste-binlerce-yillik-miras-gun-isigina-kavustu-105-metrekarelik-mozaik-ortaya-cikarildi.html
Teyit Haber, kaynağı doğrulanamayan haberi yayınlamaz. Hata görürseniz düzeltme politikamız üzerinden bildirin.

Etiketler: Pompeiopolis mozaiği Pompeiopolis Antik Kenti zemin mozaiği Eros başı bazilika arkeolojik kazı

İlgili haberlerTümü →

Sonraki Haber Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi 10 Sözleşmeli Personel Alacak
Destek