Yaşam

Modüler Aile Eğitim Programı 81 ilin tamamına yaygınlaştırıldı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Modüler Aile Eğitim Programı’nın 2026 yılı itibarıyla 81 ilin tamamına yayıldığını açıkladı. Uygulamalı çalışmalara dayanan programla anne ve babaların iletişim, öz farkındalık ve olumlu ebeveynlik becerilerinin desteklenmesi hedefleniyor.

✍︎ Teyit Haber Editörlüğü Editör: Miraç Eroğlu Kaynak: Aile Bakanlığı
Canlı Şu anda 154 kişi okuyor
Modüler Aile Eğitim Programı 81 ilin tamamına yaygınlaştırıldı

Modüler Aile Eğitim Programı, pilot uygulamadan ülke çapında erişime uzanan yeni bir aşamaya geçti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 10 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre program, 2026 yılı itibarıyla 81 ilin tamamında uygulanmaya başladı. Bakanlık, eğitimlerle aile içi iletişime katkı sunmayı; anne ve babaların bilgi, beceri ve farkındalıklarını desteklemeyi amaçlıyor.

Program yalnızca ebeveynlere bilgi aktarılan bir seminer dizisi olarak tasarlanmıyor. Küçük gruplar, uygulamalı etkinlikler, deneyim paylaşımı ve ev ödevleri üzerinden katılımcıların öğrendiklerini günlük aile yaşamında denemesi bekleniyor. Bu yönüyle temel mesele, ebeveynlerin ne bildiğinden çok bu bilgiyi çocuklarıyla ilişkilerine nasıl yansıttığı.

Modüler Aile Eğitim Programı neden gündemde?

Bakanlık, aile yapısını güçlendirmeye yönelik koruyucu ve önleyici politikalarının kapsamını genişletiyor. Modüler eğitim de bu yaklaşımın ailelerin gündelik yaşamına doğrudan temas eden araçlarından biri olarak konumlandırılıyor. Açıklamada programın Aile ve Nüfus On Yılı vizyonuyla ilişkilendirilmesi, uygulamanın geçici bir bilgilendirme faaliyeti değil, daha geniş bir sosyal politika çerçevesinin parçası olarak görüldüğünü gösteriyor.

Programın çıkış noktası, ailelerin ihtiyaçlarının ve ebeveynlik pratiklerinin değişebilmesi. Bakanlık tarafından 2013 yılında hayata geçirilen Aile Eğitim Programı, bu değişen ihtiyaçlar dikkate alınarak içerik ve uygulama yöntemleri bakımından yeniden ele alındı. Ardından anne ve baba olma becerilerini desteklemeyi ve çocukların sağlıklı gelişimine katkı sağlamayı amaçlayan modüler yapı geliştirildi.

Buradaki önemli farklılık, tüm katılımcılara tek yönlü ve değişmez bir anlatım sunmak yerine, konu başlıklarının modüllere ayrılması ve öğrenmenin uygulamalarla pekiştirilmesi. Böylece ebeveynlerin yalnızca kavramları duyması değil, bunları kendi aile ilişkileri üzerinden düşünmesi hedefleniyor.

Program 81 ile nasıl yayıldı?

Modüler program 2024 yılında 19 ilde pilot olarak başlatıldı. Uygulama, 2025 Aile Yılı kapsamında 61 ile taşındı. Bakanlığın açıkladığı son aşamada ise 2026 yılı itibarıyla 81 ilin tamamına yaygınlaştırıldı. Bu takvim, programın önce sınırlı bir alanda uygulanıp daha sonra ülke genelini kapsayacak şekilde genişletildiğini ortaya koyuyor.

Coğrafi yaygınlık, farklı şehirlerde yaşayan ailelerin eğitimlere erişebilmesi açısından önemli. Ancak bir programın bütün illerde bulunması, her aile için aynı takvimde, aynı yerde veya aynı yöntemle eğitim açılacağı anlamına gelmeyebilir. Bakanlık açıklamasında il bazındaki eğitim takvimleri, başvuru kanalları ve kontenjan dağılımı ayrıntılandırılmıyor. Bu nedenle katılmak isteyenlerin kendi illerindeki güncel uygulama bilgilerini yetkili birimlerden doğrulaması gerekiyor.

Eğitimlerin yapısı nasıl?

Program toplam 8 ana ve 4 ek modülden oluşan 12 kapsamlı eğitim içeriğini kapsıyor. İçerikler, güncel yetişkin eğitimi yöntemleri ve uygulayarak öğrenme yaklaşımı temel alınarak hazırlandı. Bu yapı, ebeveynlerin pasif dinleyici olarak kalmaması ve eğitim sırasında kendi deneyimlerini sürece katması üzerine kurulu.

Eğitimler en fazla 30 kişilik gruplarla yürütülüyor ve 9 ila 12 hafta sürüyor. Oturumlarda uygulamalı etkinliklere, grup çalışmalarına ve katılımcıların deneyimlerini paylaşmasına yer veriliyor. Eğitim sonrasında verilen ev ödevleri ise oturumlarda ele alınan bilgi ve becerilerin aile ortamında denenmesini amaçlıyor.

Ev ödevi yaklaşımı programın pratik tarafını belirginleştiriyor. Bir iletişim yönteminin eğitim salonunda anlaşılmasıyla evde uygulanması aynı şey değil. Günlük hayatın temposu, ebeveynin alışkanlıkları ve çocuğun verdiği tepki, öğrenilen yöntemin nasıl işleyeceğini etkileyebilir. Katılımcının uygulamayı ev ortamında deneyip sonraki çalışmalara kendi gözlemiyle dönmesi, eğitimi soyut önerilerden çıkarma potansiyeli taşıyor.

Programdan kimler yararlanabiliyor?

Bakanlığın mevcut sosyal hizmet modelleriyle bağlantılı farklı aile grupları programa dahil ediliyor. Sosyal ve Ekonomik Destek hizmetinden yararlanan aileler, koruyucu aileler, evlat edinme sürecindeki aileler ve doğum yardımından yararlananlar bu kapsamda yer alıyor. Aile Destek Merkezleri ile Sosyal Dayanışma Merkezlerinden hizmet alan aileler de eğitimlerin hedef kitlesi içinde bulunuyor.

Programın erişimi yalnızca bu hizmet kanallarıyla sınırlandırılmıyor. Diğer kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle kurulan iş birlikleri aracılığıyla farklı hedef gruplara ulaşılması amaçlanıyor. Bu model, eğitimin ailelerin temas ettiği çeşitli kurumlar üzerinden duyurulmasına ve uygulanmasına imkân verebilir.

Bununla birlikte Bakanlık duyurusu, bütün katılımcılar için geçerli tek bir başvuru yöntemi veya ayrıntılı kabul şartı açıklamıyor. Dolayısıyla belirli bir hizmetten yararlanan herkesin kendiliğinden eğitime kaydedildiği sonucuna varılmamalı. Katılım süreci, eğitimin açıldığı kurum ve yerel uygulama üzerinden teyit edilmeli.

53 bin 666 katılımcı ne anlatıyor?

Bakanlığın verisine göre Modüler Aile Eğitim Programı’nın uygulanmaya başlamasından bu yana 53 bin 666 anne ve babaya ulaşıldı. Bu veri, programın pilot aşamadan ülke çapındaki uygulamaya geçerken oluşan toplam erişimini gösteriyor. Ancak açıklamada katılımcıların illere, modüllere veya hedef gruplara göre dağılımı paylaşılmıyor.

Bu nedenle toplam katılımcı sayısı, programın hangi bölgelerde daha yoğun kullanıldığını ya da farklı aile gruplarının erişim düzeyini tek başına açıklamıyor. Benzer şekilde eğitime başlayanlarla programı tamamlayanların durumu veya kazanımların ne kadar süre korunduğu konusunda duyuruda ayrıntı bulunmuyor. Sayı, erişim ölçeğini gösteren önemli bir veri olsa da etki değerlendirmesinin tamamı olarak okunmamalı.

Aileler açısından pratik karşılığı ne?

Programın doğrudan hedeflediği alanlar kendini tanıma, öz farkındalık, çocuklarla sağlıklı iletişim ve olumlu ebeveynlik becerileri. Bunlar aile yaşamında çoğu zaman birbirine bağlı ilerleyen başlıklar. Ebeveynin kendi tepkilerini fark etmesi, çocuğuyla kurduğu iletişimi yeniden değerlendirmesine; iletişim biçimindeki değişiklik de ev içindeki anlaşmazlıkların ele alınışını gözden geçirmesine yardımcı olabilir.

Uygulamalı grup modeli, benzer güçlüklerle karşılaşan anne ve babaların deneyimlerini duymasına da alan açıyor. Bunun olası yararı, ebeveynlik sorunlarının yalnızca kişisel bir yetersizlik gibi görülmesini önlemek ve farklı çözüm yollarını tartışılabilir hale getirmek. Öte yandan grup çalışmasının verimi, katılımcının sürece düzenli biçimde dahil olmasına, deneyim paylaşımında kendisini güvende hissetmesine ve öğrendiklerini evde denemesine bağlı.

Eğitimin önemli bir sınırı da doğru anlaşılmalı. Ebeveynlik becerilerini geliştirmeyi amaçlayan bir program, aile içindeki her sorunun tek başına çözümü değildir. Ailenin sosyal hizmet, ekonomik destek veya başka bir uzmanlık alanında yardıma ihtiyacı varsa eğitim bu ihtiyacın yerine geçirilmemeli. Katılımcılar, programı kendi gereksinimlerine uygun destek kanallarıyla birlikte değerlendirmeli.

Katılımcı geri bildirimleri ne kadar güçlü bir gösterge?

Bakanlık, katılımcı geri bildirimlerinin eğitimlerde kazanılan bilgi ve becerilerin günlük yaşama yansımasının aile içi ilişkilerde olumlu değişimlere katkı sunduğunu gösterdiğini belirtiyor. Anne ve babaların özellikle öz farkındalık, çocuklarla sağlıklı iletişim ve olumlu ebeveynlik alanlarında kazanım bildirdiği aktarılıyor.

Bu geri bildirimler katılımcı deneyimini anlamak açısından değerli. Bununla birlikte kişilerin eğitim sonrasındaki değerlendirmeleri ile bağımsız ve uzun süreli bir etki ölçümü aynı kanıt türü değil. Bakanlığın duyurusunda karşılaştırmalı bir değerlendirme, izleme yöntemi veya sonuçların ne kadar süre devam ettiğine ilişkin ayrıntı yer almıyor. Bu nedenle mevcut açıklamadan çıkarılabilecek güvenli sonuç, katılımcıların olumlu deneyimler bildirdiği ve Bakanlığın programı bu geri bildirimlerle geliştirmeyi hedeflediği.

Adım Adım Ne Yapmalı?

  • İhtiyacınızı belirleyin: İletişim, öz farkındalık veya olumlu ebeveynlik gibi hangi konuda destek aradığınızı düşünün. Böylece programın içeriğini kendi beklentinizle daha sağlıklı karşılaştırabilirsiniz.
  • Yerel uygulamayı doğrulayın: Bulunduğunuz ildeki Bakanlık biriminden ya da hizmet aldığınız Aile Destek Merkezi, Sosyal Dayanışma Merkezi veya ilgili sosyal hizmet kanalından güncel eğitim bilgisini isteyin.
  • Koşulları sorun: Eğitim takvimi, katılım yöntemi, açılan modüller ve grubun uygunluğu gibi duyuruda ayrıntılandırılmayan noktaları yetkili kurumdan öğrenin.
  • Süreyi planlayın: Programın 9 ila 12 hafta sürdüğünü ve ev uygulamaları içerdiğini dikkate alarak düzenli katılım sağlayıp sağlayamayacağınızı değerlendirin.
  • Kazanımları gözlemleyin: Eğitim sırasında öğrendiğiniz yöntemleri aile yaşamında denerken hangi yaklaşımın işe yaradığını, hangi konuda ek desteğe ihtiyaç duyduğunuzu not edin.
  • Gerektiğinde başka destek isteyin: Eğitim kapsamını aşan bir ihtiyaç fark ederseniz bunu ilgili sosyal hizmet veya uzmanlık kanalına iletin. Programı bütün sorunların yerine geçen tek çözüm olarak görmeyin.
Bu haberin kaynağı: Aile Bakanlığı — https://www.aile.gov.tr/haberler/moduler-aile-egitim-programi-ile-81-ilde-ailelere-ulasiliyor/
Teyit Haber, kaynağı doğrulanamayan haberi yayınlamaz. Hata görürseniz düzeltme politikamız üzerinden bildirin.

Etiketler: aile eğitimi ebeveynlik becerileri aile içi iletişim Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çocuk gelişimi

İlgili haberlerTümü →

Sonraki Haber Atlı polis ve Polis Havacılık için bugün ne değişti? Bakanlığın açıklamasının anlamı
Destek